Hüsna's profileDienerin AllahsPhotosBlogLists Tools Help

Blog


    Stolze Muslima




    img386/4237/dsb110vrzg2.gif


    img386/4237/dsb110vrzg2.gif








    show5pk.gif islam image by yousef_ahmed


     Ich bin Muslim

    Ich bin ein Muslim, ja und möcht´es immer sein.
    Will jemand Muslim bleiben, will er´s nicht zum Schein!
    Ich liebe doch Allah und liebe den Koran!
    Gegen das Gottes Wort kann niemals jamand an!
    Ich schätze Mohammad und glaub an´s Ewigsein!
    Wer richtig Muslim ist, hält sich vom Schlechten rein.
    Ich bin ein Muslim, ja und möcht´ es immer sein,
    Muslime gibt es viele, ich fühl mich nicht allein!
    Wir halten zusammen und rufen, so geeint,
    Allah ist unser Herr! Wir wollen Muslim sein!

     


    proudmuslim.jpg muslim image by ariffan
      AllahEyes.jpg allah image by basherahil_corner_2007

    Comments (19)

    Please wait...
    Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
    You didn't enter anything. Please try again.
    Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
    To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
    Your parent has turned off comments.
    Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
    You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
    Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
    Complete the security check below to finish leaving your comment.
    The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

    To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


    Don't have a Windows Live ID? Sign up

    sehr scvhön
    Aug. 2
    ahlamwrote:
    booooooooooohr ey hammer voll schön maschallah richtig geil.
    Feb. 20
    selam aleyküm wie geht es dir schwester?
    ich finde deine Space einfach schön übertrieben hübsch gemacht und die Texte mag ich vorallem
    Insallah schreibst du zurück pass auf dich auf byby.
    Nov. 7
    ahmed akwrote:

     

    Öyle bir sevgi edinmeliyim ki,
    beni sevginin, aşkın ve bütün güzelliklerin kaynağına yöneltsin.

    Öyle bir sevgi edinmeliyim ki,
    aşk -ı mecazi aşk- ı hakikiye dönüşebilsin.

    Öyle bir sevgi edinmeliyim ki,
    iyi kötü ayırımı olmadan tüm mevcut birimleri kapsayabilsin.

    Öyle bir sevgi edinmeliyim ki,
    azaba hüküm giymiş tüm insanlara ve dahi ezeli düşmanım iblise bile merhamet duygularıyla yönelmeme vesile olabilsin.

     

    Öyle bir sevgi edinmeliyim ki,
    içimde ne kadar çirkin haslet varsa cümlesini yakıp kül edebilsin.

    Öyle bir sevgi edinmeliyim ki,
    beni sevgiliden bir an için bile ayrı düşürmesin.

    Öyle bir sevgi edinmeliyim ki,
    vuslatın lezzetini tattırdıktan sonra visalin acısını bana unutturabilsin.

    Öyle bir sevgi edinmeliyim ki,
    bana karanlık görünen dünyamı, ümit ve sevgi aydınlığına çevirsin.

    Nazim AKPINAR

    selam ve dua ile kardeşim

    Sept. 11
    ahmed akwrote:

     

                                


    Rabbim gerçek manada beni sen sevdin... Niceleri ise sever gibi göründü... Ama daima, kendilerini sevdiler... Çünkü âcizdiler, fâniydiler... Kendilerine bile yetemediler ki, bana yetseler...

    Hepsi Sana borçluydu varlığını. Hepsinin bir canı vardı... Ve onlar, kendi canları yanmadıkça, anlayamadılar acıyı... Anlayanlar da zaten, kendilerince bir mânâ çıkardı...

    Sen varsın hakkıyla bilen beni... Her şeyimle bilen, her şeyimle seven, bir tek Sen... Sevdiğini biliyorum, zira sevmemiş olsaydın, o kadar kendinle meşgul etmezdin beni. Sevmemiş olsaydın, aratmazdın böylesi...

    Sen sevmemiş olsaydın, sevebilir miydim ki Seni?
    Sen canımın Cânânı... Sen'in sevginde vefâyı idrak ettim ben... O eşsiz vefâna, karşılık vermekten âciz oldum her zaman... Seni, Senin beni sevdiğin gibi sevmekten âcizim... Zira Sen yaratansın, ya ben? Ben, kul olmayı bile beceremeyen...

    Yalnızca Sendeydi tatmin... Sadece Sende. Bir Sen yettin bana... Kimselerle yetinemedim...
    Acı çekmeyi sever oldum Senin izninle. Dertlerin içinde gizlenmiş nice derman buldum...

    Sevdirdiğince sevdim Seni... Buldurduğunca buldum... Bir Sen varsın Bâkî olan... Geride ne varsa fâni... Bütün varlıkların hepsi fâni... Kimi güzel, kimi çirkin, kimi vasat, ama işte her biri fâni... Dallardaki çiçekler, göklerdeki bulutlar, çöller, pınarlar hep fâni... Seraplar ve gölgeler fâni...

    Çöllerde kalmayı sevdim Seninle... Yalnızdım, kalabalıklar içinde... Her şeyde Senin sanatını görmeyi sevdim ben... Herkeste Senden bir tecelli bulmayı sevdim... Yıldızlarda nûrunu, güneşte nârını, ateşte hârını bulmayı sevdim.

    Hiçbir şeye muhtaç olmayışını sevdim ben. Azîz oluşunu, Kâdir-i mutlak oluşunu sevdim. Settâr oluşunu sevdim. Öylesine güzel bir sırdaştın ki Sen, kimselere bir sırrımı vermedin. Günahıma rağmen yücelttin beni. Şeref ikram ettin. Ekrem-ül ekremînsin...

    Kulunu sevmeni sevdim. Ey Rabbim! Ben unuttum, unutmadın. Ben, adını anmadım, yine de bırakmadın. Yüceler yücesi aşkına karşılık vermek varken, Seni bırakıp başkalarına yandım... Yine de vazgeçmedin benden.

    Sevdin beni, oysa, ben Sana kul bile olamadım. Nankörlük ettim. Yine de nimetlerini esirgemedin.
    Şikayet eden, sızlanan, dert yanan hep ben oldum. Sen, sabrettin. Sen sevdin beni... Bense vefâsız bir sevgiliydim. Kıymetini bilemedim.

    Şimdi, cemâlinin hasretiyle yanıyorum. Ve Senin muhabbetin fâni hazları benden yok etti. O kadar ki, güneşin kavurucu sıcağında da, serinleten rüzgarda da, Senin hasretin içindeyim.

    Senin sadece sanatını seyretmek yetmiyor artık! Şahdamarımdan daha yakın olmanı sevdim. Ama bu bile yetmedi bana. Korkuyorum perdeler arkasında kalmaktan. Korkuyorum, başkalarına görünüp de beni mahrum koymandan. Cemâlin... Tüm derdim bu ey Rabbim!
    Cemâlin tüm derdim bu ey Rabbim.

    Dayanamam Mevlâm! Ne olur Sensiz bırakma beni! Biliyorum ki, ne yaparsam yapayım, cemâlini hak edecek bir sermaye biriktiremem.
    Seni hak edecek gücüm yok benim. Seni hak edecek amelim yok. Hiçbir şeyim yok ey en Güzel!

    Ellerim bomboş. Üstelik günah kirleriyle lekeliyim. Bembeyaz gelemiyorum Sana... Yarattığın gibi tertemiz değilim. Dünya kirletti beni, nefsim aldattı. Şeytana kandım. Müflisim. Vallahi hiçbir şeyim yok!

    Duyduğum iştiyakın sebebi, yine Sensin. Sensin her yanımda... Sensin varlığım... Zenginliğim Sensin... Tüm sefilliğime rağmen yine de Seni isteyişim, sırlarındandır.
    Bilmiyorum, bilen Sensin. Ve eğer, murâdıma, maksûduma, matlûbuma, yani Sana, yani Senin Cemaline kavuşursam bir gün, bu da sadece Senin merhametin.

    Sermayem yok Sevgili! Tüm sermayem, rahmetin... Lokmanın bile derman olamayacağı derdimin, dermanısın Sen!
    Yârsın!
    Cansın!
    Şifâsın!
    Lokmanda değil ey Yâr, Sendedir benim devâm!
    Sana kavuşmadıkça, huzur da bana haram!
    Sermayem rahmetin, ilâcım Cemâlindir,
    vesselâm!

    Hiçbir şey yoktu, yalnız Sen vardın. Hiçbir şey yoktu, aşkın vardı. Aşkını izhâr ettin, yarattın bizi. Muhabbet ettin, yarattın beni…
    Vahdaniyetinin tecellîsiyle bütün kalplere bir katre aşk iksiri serptin. Ehadiyetinin tecellisiyle bütün kalpler Sana âşık…

    Bildim, seven sendin beni!.. Bütün varlıklarda yansıyan güneş gibi, sevgisiyle saran Sendin beni… Annemin merhamet yüklü sesi, yüreğini yüreğimin üstüne koyan dostun merhabası, başımı okşayan Peygamber eli, hâtırasıyla hüznümü alan sevgilinin sohbeti… bildim hep Sendendi.

    Sevdin, sonra kopmaz bir zincirle kendine çektin. Zincirin her bir halkası, Senden tecellîlerdi.
    Aşkına âşık olduğum Mecnûn “Sen”din. Aynalarda seyrettiğim Yûsuf, “Sen”!..

    Sonsuz siyah güller, lâcivert akşamların iğde kokusu, hüzün yüklü sonbahar, yağmurun toprağa dokunuşu, bir gül renginde eriyen akşamlar, Dost'un yüzü, sevdiğim ne varsa, hep “Sen”dendi.
    “Tecellî, tecellî edeni gösterir.” (a.g.e., Hazret-i Mevlânâ)
    Sûretlerde nihân olan Sevgili, ey Sevgili!..

    Yetimler Yetîmi'ne «vedduhâ» sırrıyla tecellî ederken, O'nu tek olana, “bir olan”a çekiyordun. Başka bütün kapıları kapatırken, hep açık olan kapına çağırıyordun.
    Bildim, kalbimdeki her bir muhabbet tecellisiyle beni de kendine çekiyorsun. Çekiyorsun ve bırakıyorsun. Bırakıyorsun ki, kanayayım; zayıf yanlarımı tanıyayım. Seni bulayım.

    Sonra yine çekiyorsun. Bu, hüzünlü bir şehrâyîn. Bu, bitimsiz bir med-cezir. Bu, içimdeki Mûsâ'yla Firavun savaşı; sulhü yok!..
    Sevgili, en Sevgili!..


    Sûretlerden geçerek, Sana erdir beni!.. Merhametinle arındır, kalbimi!...
     
     

    SELAM VE DUA İLE... 

    Sept. 8
    ahmed akwrote:
    Ulaşılmazlara sevdalandım ben....!!!


    Yıldızlara...Yıldızlara ışığını veren güneşe....O güneşe ışığını verene.....Ne hayallerim vardı benim....Mutluluktan uçtuğum,heyecana kapıldığım....
    Meğer ben ne ulaşılmaz hayaller kurmuşum.....



    Gönlümde o yıldızlardan,onlara ışığını veren güneşten,
    Güneşe ışığını verenden başkası olmayacaktı hani....
    Hani gözlerime haram değmeyecekti......


    Hani benim tek derdim ötelere uzanmak olacaktı....


    Musab bin Umeyr misali ilim aşkıyla yanacaktım,


    tek derdim onun rızası için öğrenmek ve öğretmek olacaktı....
    Başaramadım........



    Hani Ebû Eyyub el Ensâri misali başka diyarlara gidecektim....

     

    Tek derdim oradaki insanlar olacaktı....


    o insanların dertleriyle dertlenip,halleriyle hallenecektim....hani gittiğim o

     

    topraklarda kalacaktım....


    mezarım o topraklarda kalacaktı....
    Kalamadım...



    Hani Hz Sümeyye misali olacaktım....Hiç bir şey beni davamdan ayıramayacaktı....öldürülesiye mücadele edecektim....ama yapamadım...
    Pes ettim.....


    Hani bir hayalim vardı o Mübarek topraklara doğru uzanmak , o kutlu insanları

     

    orada yaşayabilmek...Efendimizin yürüdüğü o yollarda yürüyebilmek....

    hani sadece beden olarak değil manen olarakta gidenlerden olacaktım....hani dünya namına hiçbirşey olmayacaktı aklımda....yapamadım...o mübarek topraklara gittim ama manen ulaşamadım....
    manen yaşayamadım oraları....




    Rabbim hani sana layık bir kul olacaktım....
    Başımı her secdeye koyduğumda o anın lezzetini taa yüreğimde hissedecektim...
    Hani Senin aşkınla yanıp kavrulacaktım....
    Halbuki...............


    Halbuki Rabbim Sen bana şah damarımdan daha yakınsın,halbuki Rabbim Sen bana öyle yollar açmıştın ki....ama ben Sana gelen o yollarda takılıp kaldım....Sana gelen o yollarada nefsime uydum....
    Sana gelen yollarımı kendi ellerimle bozdum...
    SANA ULAŞAMADIM...
    SANA ULAŞAMIYORUM... !!!



    Aramıza girmek isteyenlere engel olamıyorum......
    Ama ben umutluyum Rabbim...Çünkü inanıyorum ki ben Senin izninle sana geleceğim...
    Çünkü;


    Ben biliyorum ki ben Seni unutsamda Sen beni unutmazsın....


    Çünkü biliyorum ki her düştüğümde beni yine kaldıran sendin....
    her şaşırdığımda bana yeni kapılar açan sendin.....


    Rabbim Sen bu dünya namına ulaşamadığım ama mahşer anında ulaştığım olacaksın....Çünkü inanıyorum ki Sen beni mahşer anında adaletinle değil rahmetinle yargılayacaksın.....yaşadıklarımla değil hayallerimde kurduğum dünyam ile yargılayacaksın.....
    hayallerimde yaşadığım yıldızlarla yargılayacaksın....


    Çünkü Efendimiz (s.a.v) diyor ya;


    İnsan Sevdiğiyle Beraberdir .....


    İşte Rabbim ben seni sevdim,Habibini sevdim,Habibinin Ashabını sevdim......
    Rabbim ne olur beni bağışla,ne olur beni Sana ulaştır,
    Ne olur beni senin ve Habibinin Aşkı ile yandır.....AMİN... 

     

    Aug. 29
    ahmed akwrote:

    SECCADELER RAMPALARDIR..

    Kul’u Allah’a götüren pek çok yol vardır. Aynı bir ağacın dalları gibi, sonunda hepsi aynı gövdeden semaya uzanır. Yolların en güzeli, müminin sürekli vecd halinde olmasıdır ki bunu sağlayanlardan biri de namazdır. Hadislerde, namaz için “ Mümin’in miracı” buyurulmuştur. Lakin bu yükselme açık gökyüzünde değil, maneviyat ve kulluk boyutunda uçmak ve Allah’ı Teala’ ın rızasını kazanmaktır. Bu yükselme; Allah’ın huzurunda olduğunu idrakle, gönlünü, düşüncelerini, bütün uzuvlarını O’na yöneltmendir.

     

    Mirac; seccadede başlar, “Allah-u Ekber” denildiği anda , tüm istekler, arzular, her türlü dünyasal duygular geriye atılmış, vücut tüm unsurları ile O’na doğrulmuştur.

     

               Kişi artık Allah’ın huzurundadır, mecazi ifadeyle O’nun kapısını çalmaktadır.. ve  kapı açılmış, “Buyur ya Kulum” denilmiştir. Ve kul o durumda, yaşadığı hiçbir dönemde hiç kimsenin karşısında durmadığı bir ifadeyle boyun eğer rüku’a varır.

     

                “Ey güzeller güzeli sevgili…senden ayrıldığımdan beri, inler durur tüm zerrem..Ey sevgisinden tüm kainatı yaradan Allah’ım; senin önünde talebimi söylemeye bile takatım yok, senin huzurunda söz bana değil, senin fermanına düşer. Ey Allah’ım; izzet olarak senin kulun olmak bana yeter”

     

                 Tüm zerreleri titrer, duyduğu huzur onun aldığı cevaptır..Secdeye varır..bu şükrandır, bu razı olmaktır, bu kulluğunu en son şekilde ifade etmektir.

     

               “ Ey Sevgili; senin huzurunda ben küçücük bir noktayım..fermanım senin elinde, hayatım, ölümüm, vefam senin elinde, sen ki her şeyi hakkıyla bilensin, sen ki huzuruna geleni çevirmeyecek kadar Rahman ve Rahim’sin,  

    her şeyin sahibi sensin, tüm zerrelerimle diyorum ki, senden başka tapılacak yoktur. Azamet sahibi sensin, ben sadece yarattığınım, sana  muhtaç olanım “

                

                Bilir ki, gücü veren O’dur..bilir ki aranılan her ne ise O’nda aranır, O ihsan ederse, her şey O’nda bulunur.

         "Sen kendini küçük bir varlık mı sanırsın? Oysa sende büyük bir âlem gizlidir."der Alemlerin Rabbi..

        Başını kaldırır..öylece oturur..kendisine söyleneni alır ve ;

        Rabbiyle miracında kendisine verilenlere şükreder..Miracına şahit olanlara selam verir..ve hayata yine sonraki miracına kadar, O’na layik kul olma savaşına devam eder.             

        Artık öğrenmiştir; her seccadeye gidiş,  O’nun huzuruna çıkıştır. Her seccade bir rampadır. Kul’u Allah’a ulaştıran rampalar, onu kullanacak olana, Allah’ın kapısını çaldıran rampalar..

       Her secdeye varış da; kulluğunu ikrardır ve sonu vuslattır O güzeller güzeli Sevgili ile..  

                Ne demiş uğruna alemler yaratılan Cihan Serveri ;

     

              “Namaz, kişinin kalbinde bir nurdur; artık sizden içini aydınlatmak dileyen, kalbindeki nurunu artırmaya çalışsın”

        Rabbim; yüreklerinde O’nun aşkını taşıyan herkesi, onları Allah’a ulaştıran bu rampalardan uzak eylemesin…

                    

    selam ve dua ile kardeşim
    July 13
    ahmed akwrote:



    “Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla”

     

     

    EBRU MİSALİ

     

    Suya çizdim asrının suretini

    Bir damla kırmızı damlatıyorum yüreğimin fırçasından

    Uzak diyarlarının ufuklarındaki kızıllığı andırması adına

    Kızgın çöllerin ortasındaki en eşsiz vaha olan mescidin için

    Yeşilin en güzel tonunu seçtim

    Engin Ummanlardan rengini alan gökyüzü

    Masmavi bir atlas gibi üzerini örtüyor şefkatle

    Hicretinle ayrıldığın beldenin rengiydi

    Hüzünle yaşanan hazan mevsiminin sarısı

    Meftunun olan bulutlar sensizken

    Grinin en koyu tonuna bürünmüştü

    İkliminde boy veren güller

    Mutluluğun tozpembesiyle tebessüm eder her bahar

    Sırtını dayadığın ağaçlar gidişinle beraber

    Çoktan yeşile veda edip kahverengiyle dost oldular

    En sadık bekçin olan mağara ağzındaki güvercinin tüylerinde gördük

    Beyazın en merhametli dokunuşunu

    Hasret morlarımızı geride bırakıp

    Umut eflatunlarıyla koşuyoruz asrına

    Cehalet siyahının üzerini

    Şefkat ve merhametinin aklarıyla boyuyoruz

    Ebru misali

    Hoşgörüyle dokunuyoruz fırçamıza

    Devrindeki güzellikleri nakşetmek adına

    Tıpkı senin yaptığın gibi Efendim

    Batılı Haktan ayırmak için hoşgörüyle

    Dokunduğun yürekler misali

    Kadifemsi bir dokunuşla dokunuyoruz yürek denilen mana suyuna…

     

    İLKNUR DOĞANAY

     

    hayırlı cumalar kardeşim selam ve dua ile

     

     

    Ne yaparsak yapalım içine aşkı kattığımızda o işe Cenabı Hakk'ın sonsuz sevgisinden bir parçayı katmış oluyoruz.
    O Vedud dur. hem seven hem sevilmek isteyendir.rızık verir, rızık istemez merhamet eder merhamet istemez vs.., fakat sevgi verir sevilmek ister.
    ’’O onları sever ,O da onları sever.’’

    Aşk acıyı bala dönüştüren iksirdir.bu iksiri bulanların en büyüğü de hüzünlerin peygamberidir.bin sevincin veremediğini bir acı verebilir.
    Acını Aşk santralinde bitimsiz bir enerjiye dönüştürmeye bak.hatırla ki kalp nükleer güç merkezidir.umuttan sözettiğin herdem AşK dan söz ediyorsundur.çünkü umut aşkın çocuğudur.

    peki AşK tükenir mi ?o zaman umudum tükendi deme.çünkü umut aşk tandır.ve gerçekten seviyorsan muhabbet tükenmez çünkü muhabbet ırmağının kökü Allah dan çağlar.Eğer tükeniyorsa onun adına aşk değil tutku denir.Tutku tutuklar aşk özgür kılar.

    Bir duygunun aşk mı tutku mu olduğunu anlamak istersen rengine bak.Karasevda mı, ak sevda mı?sevdanın karası körleştirir akı özgür kılar.özgür kılan aşka Kuran lisanında muhabbet denir.muhabbet yüreğe düşmüş tohumdur.muhabbet tohumu yürek toprağında bire yediyüz verir.insanın harcadıkça çoğalan tek sermayesidir.o yüzden sevgiyi vermekten korkmayın.

    üzerine gelen kara yüzleri ancak muhabbetin siperine sığınarak savuşturabilirsin.sen kazanırsın çünkü sen aşkın ,muhabbetin cephesinde yer aldın.bu yolda ayağına diken batmışları,kalbini kanatmışları,taşın altına kalplerini koyanları unutma.taşın altına koyacak yüreğin yoksa bari elini koy.hiç bir şey koyamıyorsan koyanlara saygı duy.

    istanbulun mekkenin kahirenin kardeşleri olduğunu unutma.yeryüzünde acı çeken kardeşlerin olduğunu yüreğinin Asya Avrupa Amerika tarafları olduğunu unutma.Hesabını yaparken aklında bir şey olmalı,bir unsuru hiç aklından çıkarma!

    ’’ELDE VAR AşK’’ eğer aşkın muhabbetin sancın varsa gerisi sıfır olsa ne yazar???


    "Eğer elde aşk kalmışsa herşey sana kalmıştır."

    Mustafa iSLAMOğLU

    June 27
    ahmed akwrote:

    Kalp Kırıldığında Nasıl Bir Ses Çıkarır Sizce ?


    güvercinin telaşlı kanat çırpışındaki ses
    mi?

    yoksa,
    kelebeğin kanadındaki inadına sessiz bir çığlık gibi mi?

    ya da, tuz-buz olan bir sırçanın
    haykırışı gibi mi?

    nasıl bir sestir ki,perişan eder bizi duyduğumuzda??

    ne kalpler kırdık
    bilmeden.. ya da bile bile......

    ne setler koyduk aramıza bu kırılmış kalplerden de..

    sonra aşmaya çabaladık durduk çok...

    dokunmak istedik,ulaşamadık....

    ulaşmak istedik,kendi ellerimizle kurduğumuz

    setler engel oldu yine kendimize.....

    oysa,
    nasıl da kolaydı yıkıvermek han duvarlarını....

    sıcacık bir gülümseme,

    içten bir çift gözle birleştiğinde,eritmez mi en büyük buzulları???

    esirgedik birbirimizden maliyeti sıfır olan
    gülümsemelerimizi...

    kolay geldi bencillik en dar anlarda..koyuvermek..koyup kaçıvermek....
    kaçarken bakmamak ardımıza

    ya da,
    bakıp da görmemek...görmek istememek...

    her ne varsa...

    oysa,ne de kolaydı düşmanlığı yoketmek,
    sıcacıık bir gülümsemeyle...olmaz dedik.

    o bana düşman

    denemedik bile hiç..korktuk belki de yanılacağımızdan..

    oysa hayat ne de kısa..

    düşünmek
    için bile vakit yokken....
    bile bile zehir ettik günlerimizi..
    kavgalarla..
    itişip kakışmakla harcadık
    dünlerimizi...
    ziyan ettik hem düne.. hem bugüne.. hem de yarınlarımıza..
    sahi,kalp kırıldığında nasıl
    bir ses çıkarır?
    duydunuz mu hiç?
    ben ne zaman dinlesem bir cam parçalanışı hissediyorum
    peki ya siz?

     
    selam ve dua ile kardeşim
    June 10
    ahmed akwrote:

    ''Şeytan virüs; Kur'an ve namaz antivirüs''

     

    Namaz Gönüllüleri Platformu'nun düzenlediği 'Namazla Huzur' adlı konferansta konuşan Engin Noyan, 'Namazın borç değil, ihtiyaç' dedi.

    Namaz Gönüllüleri Platformu tarafından düzenlenen 'Namazla Huzur' adlı konferansta konuşan Münib Engin Noyan, namazın borç değil, ihtiyaç olduğunu söyledi.

    Namazın büyük bir nimet olduğunu aktaran Noyan, şeytanın virüslerinden ancak Kur'an ve namazla korunulabileceğini dile getirdi.

    Burdurlular, Namaz Gönüllüleri Platformu tarafından Gazi Atatürk Spor Salonu'nda düzenlenen namaz konferansında bir araya geldi. Yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı konferansta herkese mealli Kur'an ve namazın önemini anlatan bir kitapçık hediye edildi. Konferansa Doç. Dr. Celalettin Vatandaş, Eğitimci Yazar Ramazan Tamer Büyükküpcü ve TV Programcısı Münib Engin Noyan konuşmacı olarak katıldı. İlk olarak söz alan Celalettin Vatandaş, dinden uzaklaştıkça insanların psikolojik tedaviye ve bunun için ilaçlara ihtiyaç duyduğunu aktardı. Daha sonra konuşan yazar Büyükküpcü ise namazın önemini anlattıktan sonra seyircilerden 5 vakit namaz kılmaları konusunda söz aldı. Büyükküpcü, yüzde 99'u Müslüman olan ve bin yıldır İslamın bayraktarlığını yapan ülkede 5 vakit namaz kılanların ancak yüzde 25 oranında seyrettiğini ve bunun karşısında hayrete düştüğünü dile getirdi.

    Son olarak söz alan Münib Engin Noyan, şeytanın insanlara birçok tuzaklar kurduğundan bahsetti. İnsanların para ve benzeri şeyler yüzünden kötü yollara saptığını ve diğer insanlara zarar verdiğini vurgulayan Noyan, "Şeytan insanlar için büyük bir düşmandır. İnsanlara sürekli virüsler gönderir. Bu virüslerden ancak Kur'an ve namaz antivürüsleri ile kurtulabiliriz." şeklinde konuştu.

    Daha önce başka bir dinin mensubu bulunduğunu ve hidayete erdikten sonra bazı şeylere çok şaşırdığını söyleyen Noyan, bunlardan birinin namazın borç gibi gösterilmesi olduğunu açıkladı. Bu söylemin namaza teşvik için bir yol olduğunu ancak kendisinin aynı görüşe sahip bulunmadığını dile getiren Noyan, "Ben namazda dünya ve ahiret hayatımı düzene sokan bir özellik görüyorum. Dünyada güçlü olmayı, insanlar karşısında eğilmemeyi bana namaz öğretti. O yüzden namaz benim için bir borç değil, ihtiyaçtır. Tüm insanlar için de aynı şekilde olduğuna inanıyorum." dedi.

    ZAMAN

    selam ve dua ile kardeşim

    Apr. 27
    Monawrote:
    Assalamu alaikum
    Du hast mir vor einiger Zeit in mein Space geschrieben, möchte es gerne verändern, in sha Allah bald und in sha Allah kommst Du es dann mal wieder besuchen.
    Möge Allah s.w.t. uns dafür belohnen, uns recht leiten und nicht irre gehen lassen, uns stärken und beistehen. Amen
    Ma sha Allah, schön das Du Deine Religion vertrittst. Hold your Islam tight! Du bist noch jung, lass Dich nie von Allah's s.w.t. Weg abbringen!
     
    Assalmu alaikum
    Deine Schwester im Islam
    Nov. 28
    ahmed akwrote:

    Ben gökyüzünde, bulutlar arasında, ilâhî emri bekleyen bir yağmur damlasıyım.
    Denizlerde bir damlaydım bir zamanlar, küçümsediniz beni. “Koca denizde bir damla” dediniz, bir şeyin değerini az göstermek için.

    Musluklarda bir damlayken, görmezden geldiniz. “Aman canım, bir damladan ne çıkar” diye söylendiniz.

    Bir gün buharlaşıp buraya geldim. Sayısız başka damlalarla beraberim. Her birimiz o ilâhî emri bekliyoruz. “Yağ” emriyle beraber her birimiz birer melek eşliğinde ineceğiz. Evet, bir melek eşlik edecek ki, hiçbir insan bizden zarar görmesin, hiçbir çiçek ezilmesin, hiçbir dal kırılmasın. Usul usul inelim, saçlarınıza, çiçeklere, yapraklara, bir kedinin tüylerine, bir aslanın yelesine, çatlamış toprağa…

    Ben nereye düşeceğim kim bilir… Bakmayın “kimbilir” dediğime, aslında yazılı, benim nereye düşeceğim. Milimi milimine belli hem de. Ben bilmiyorum diye, siz bilmiyorsunuz diye, kimse bilmiyor değil.

    Belki bir gencin yeni taranmış saç tellerine, belki göğe açılmış bir avuca, belki bulutları izleyen bir göze düşeceğim.

    Tek başıma dağılmayacak o saç, tek başına sırılsıklam etmeyeceğim o eli, tek başına suyla doldurmayacağım o gözü. Ama dağıtmış gibi, sırılsıklam etmiş gibi, suyla doldurmuş gibi hissettireceğim.

    Belki biraz ürperteceğim, biraz serinleteceğim, biraz şaşırtacağım. Ama her halde sevindireceğim. “Yağmur yağıyor” dedirteceğim. “Yağmur yağıyor” diye tekrarlatacağım. “Çok şükür” diyecek mi, üzerine düştüğüm insan, bilmiyorum. Ama emir bekleyen o damlalardan pek çoğunun bunu duyacağından eminim. İnsanların içini inanmanın güzelliğine dair bir huzurla dolduracağımızdan da eminim. “Bu kadar yağmur yeterli değil” diyen resmî ağızlara aldırmadan sevinileceğinden de eminim.

    Yağmur duası ile alay eden, burun kıvıran, aşağılayan insanlara da yağacağız. Onların da yüzünü, gözünü ıslatacağız, elbiselerine bulaşacağız.
    İnanan, inanmayan ayırt etmeyeceğiz.
    Bütün insanlığın üzerine bir rahmet olarak ineceğiz.
    Yağmayacağız, yağdırılacağız.
    Ben ve arkadaşlarım, o ilahî emri bekleyen yağmur damlalarıyız.
    Yakında inşaallah görüşeceğiz..

    Murat Çetin
    selam ve dua ile...

    Oct. 31
    Masaa il cheer ukhti
    Is-salaamu aleikum

    Ich hoffe dur bist Wohlauf, und es geht dir gut insallah. Deine Seite hat sich seit meinem letzten Besuch sehr verändert. Masallah, dahinter steckt viel Arbeit, das sieht man, es ist so schön geworden uhti. Ellerine ve yüregine saglik. Rabbim gönlünden gectigi gibi versin insallah. Ich wünsche dir weiterhin viel Spaß bei der Bearbeitung dieser wunderbaren Seite, und freue mich schon auf weiteres.
    Mach's gut. Möge Allah dich stets immer beschützen und bewahren insallah.
    Ich wünsche dir ein schönes Wochenende und noch schöne Ferien.

    Ma Assalama Leyla
    Oct. 26
    Resti Laluwrote:
    Assalamualaikum, Ukhti...

    Very nice space, mashaAllah, but Im sad because I don't understand your language :(
    Oct. 25
    Denizwrote:
    Salam Schwester
    Valla was soll ich sagen, deine Seite ist so schön geworden. Du hast meinen Respekt Sis. Ich besuche deine Seite sehr oft, aber jedes mal vergesse ich dir ein Kommentar zu hinterlassen; doch diesmal habe ich daran gedacht. Ich will dir ja nicht vorenthalten, was ich über die Seite denke, nicht wahr? Wirklich sehr schön, masallah Keca Kurdaaaaaa;) Du musst aber auch mal etwas über dein Land bringen, ich nenne dich hier doch nicht umsonst Keca Kurda. Das musst du dir noch hart erkämpfen Sis:) Ichh wünsche dir eine wunderschöne Woche und angenehme Ferien;) Genieße sie soviel du noch kannst. Allah yar ve yardimcin olsun. Kendine iyi bak. Allaha emanet ol.

    Selam ve duaile dein Bruder Deniz
    Oct. 24
    Esselamunaleykum wa rahmetulah
    Danke liebe Schwester für dein Lob an meinen Space!Subhanallah!
    Aber wer Lob austeilt muss auch Lob einstecken können!=)
     
    Öhmm...ich hab da mal eine Bitte an dich...nicht falsch verstehen, aber bitte´frag oder sag doch Bescheid wenn du etwas von meinem Space kopieren willst, wie z.B. das Bild das wir beide als Profil benutzen.
    Wäre dir sehr dankbar, wenn du es so machen würdest.
    Ansonsten möge Allah uns nie von seinem Pfad ableiten!AMIN!
    Möge Allah uns alle beschützen!
    Wasallam
    Oct. 24
    No namewrote:
    bu  resimler  çok   güzel   seninle  bi  gün   konuşmak  istiyorum   ama    okul   var  sabahları  açııyorsunuz   msnyi  heralde    ben   seni  arayacağım    bana     eposta   kutusundan    girdiğinde  bunları   okursun   ok    bye    görüşürüz.
    Oct. 22
    No namewrote:
    bu  resimler  çok   güzel   seninle  bi  gün   konuşmak  istiyorum   ama    okul   var  sabahları  açııyorsunuz   msnyi  heralde    ben   seni  arayacağım    bana     eposta   kutusundan    girdiğinde  bunları   okursun   ok    bye    görüşürüz.
    Oct. 22
    Gutentaaaaaaag!! Hello from england :) Assalamualaikum! Thanks for adding me to your friend list, sorry I do not speak deutch :( Vorsprung Deutch Technik ? :$ Anyway your space is very very nice alhamdulilah and beautiful pictures! Wish you wrote in english though :(
    Oct. 21

    Trackbacks

    The trackback URL for this entry is:
    http://kurdishgirl92.spaces.live.com/blog/cns!28507EEA93DA742B!1407.trak
    Weblogs that reference this entry
    • None